Bayilik Fırsatları Bilgi Al

Çocuklarda Ayrılık Kaygısı Kendini Nasıl Gösterir?

Çocuklarda Ayrılık Kaygısı Kendini Nasıl Gösterir?
8 Aralık 2025

Ayrılık, büyümenin doğal bir parçasıdır. Ama bazı çocuklar için bu süreç kalp atışlarını hızlandıran, gözyaşlarına karışan bir duygusal fırtına anlamına gelebilir.

Okulun başladığı, yeni ortamlara alışma sürecinin yoğunlaştığı bu dönemde, ayrılık kaygısı (separation anxiety) birçok ailede sessiz bir misafir gibidir. Peki ama çocuklarda ayrılık kaygısı nasıl anlaşılır? Ne zaman normaldir, ne zaman destek gerekir?

Ayrılık Kaygısı Nedir?

Ayrılık kaygısı, çocuğun bakım veren kişiden – genellikle anneden ya da babadan – ayrıldığında yaşadığı yoğun stres, endişe ve huzursuzluk halidir.
Aslında bu duygu, bağlanmanın doğal bir göstergesidir. Bebeklik döneminde başlayan bu his, çocuğun anne-baba ile güvenli bağ kurduğunun da bir kanıtıdır.
Ancak bazı durumlarda bu kaygı, günlük yaşamı zorlaştıracak kadar yoğun hale gelebilir.

Çocuklarda Ayrılık Kaygısının Beklenmedik Belirtileri

Çoğu ebeveyn ağlama, tutunma ya da “gitme” diye bağırma gibi klasik tepkileri bilir. Fakat ayrılık kaygısının daha az bilinen ve şaşırtıcı bazı belirtileri de vardır:

  1. Karın Ağrısı ya da Baş Dönmesi:
    Çocuklar duygusal streslerini fiziksel olarak ifade edebilir. Okula gitmeden hemen önce “karnım ağrıyor” demesi, aslında kaygının bir yansıması olabilir.
  2. Uykuya Direnme:
    Ayrılık sadece fiziksel değil, duygusal bir ayrılıktır da. Çocuk gece uykuya dalarken bile ayrılık hissini yaşar. Bu nedenle “yanımda kal” ısrarı aslında duygusal bir çağrıdır.
  3. Taklit Etme Davranışı:
    Ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar, ebeveynlerinin ses tonunu, yürüyüşünü ya da jestlerini taklit edebilir. Bu, “seninle bir bütünüm” mesajının bilinçdışı bir göstergesidir.
  4. Geriye Dönüş (Regresyon):
    Tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocuk aniden altına kaçırmaya, parmak emmeye ya da biberon istemeye başlayabilir. Bu, güvenli döneme “geri kaçış” davranışıdır.

Bilim Ne Diyor?

Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, ayrılık kaygısının beyinle ilgili sinyal sisteminde geçici bir dengesizlik sonucu ortaya çıktığını gösteriyor. Özellikle “amigdala” denilen bölge, ebeveyn figüründen uzaklaşma sırasında aşırı uyarılıyor.
İlginç olan şu ki: Rutinlerin düzenli uygulanması, beynin bu alarm sistemini sakinleştirmede en etkili yöntemlerden biri.

Ayrılık Kaygısını Hafifletmek İçin Bilinmedik 5 Yöntem

  1. Küçük Vedalar Alıştırması:
    Evde 2-3 dakikalık kısa ayrılıklar yapın (örneğin mutfağa gitmek, apartman önüne çıkmak gibi). Dönüşte “Bak geldim!” diyerek güveni pekiştirin. Beyin, ayrılığın kalıcı olmadığını öğrenir.
  2. Koku Köprüsü:
    Çocuğun çantasına kendi parfümünüzden hafifçe sıkılmış bir mendil koyun. Koku hafızası, beynin duygusal merkezine direkt ulaşır ve “annem burada” hissini yaratır.
  3. Zaman Sihri:
    Ayrılık süresini çocukla somutlaştırın:
    “Sen oyuncağını toplayana kadar ben geleceğim.”
    Bu şekilde zaman kavramı kontrol hissi verir.
  4. Vedayı Uzatmayın:
    Uzun vedalar, kaygıyı besler. Göz teması, kısa bir sarılma ve güven dolu bir cümle (“Sen bunu başarabilirsin!”) yeterlidir.
  5. Rol Değiştirme Oyunu:
    Evin içinde “sen anne ol, ben çocuk” oyunu oynayın. Çocuk bu rolde kontrolü ele geçirir ve zihinsel olarak “ayrılığı yönetme” deneyimi yaşar.

Ne Zaman Destek Alınmalı?

Eğer çocuğunuz:

  • Ayrılıktan saatler sonra bile sakinleşemiyorsa,
  • Uykuya dalmakta zorlanıyor ve kabus görüyorsa,
  • Okuldan veya sosyal ortamlardan kaçınma davranışı gösteriyorsa,
    bir çocuk psikoloğu desteği almak, hem aileye hem çocuğa büyük kolaylık sağlar.

Sonuç olarak… Ayrılık Bir Uzaklaşma Değil, Büyümenin Başlangıcıdır

Ayrılık kaygısı, her çocuğun gelişiminde geçici bir dönemdir. Onlara bu süreçte sabır, güven ve ritüellerle eşlik etmek, uzun vadede özgüvenli bireyler olmalarını sağlar.
Unutmayın; çocuklar, sizin sakinliğinizden öğrenir. Siz vedalara güvenle yaklaştığınızda, onlar da ayrılıklara gülümsemeyi öğrenir.